wWw.pAyLaŞıM11.cOm

PAYLAŞ_PAYLAŞA_BİLİRSEN...
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ölüme teğet geçenlerin anlattıkları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
(YÖNETMEN)
(YÖNETMEN)
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 384
Yaş : 24
Nerden : FeNerBahÇeden
Lakap : sErKaN11
PAYLAŞIM :
411 / 100411 / 100

REP\'İM :
341 / 100341 / 100

PUAN\'IM :
67 / 10067 / 100

TAKIM :
HAYVANIM :
BAYRAĞIM :
Kayıt tarihi : 03/06/08

MesajKonu: Ölüme teğet geçenlerin anlattıkları   Çarş. Haz. 04, 2008 8:44 am

Ölüme teğet geçenlerin anlattıkları ise her zaman ilgi ve merak konusu
oluyor. Bıçaklı bir saldırıda ağır yaralanan 22 yaşındaki Halil
Karaca’nın kalbi tam beş kez durmuş.

Denizlili 22 yaşındaki Halil Karaca ölümü teğet geçenlerden. Ameliyatta
kalbi beş kez durup çalışmış, ölüp ölüp dirilmiş. Şunları anlatıyor:
“Çölde yürüyormuş gibi hissettim. Uçsuz bucaksız bembeyaz bir yerdi.
Çöle kar yağmış gibiydi. Bir şey görmek bir ses duymak istedim. Yoktu.”


Tam beş kez öldü dirildi

Bıçaklı bir saldırıda ağır yaralanan 22 yaşındaki Halil Karaca
ameliyatta geçirdiği anları anlattı: Bilinmezliğin ortasında
yürüyordum, beyaz bir kar çölü kaplamıştı.

İnsanoğlu için en büyük gizlemlerden biri de ölümdür. Tarih boyunca
ölüler için düzenlenen törenlerin her toplum için farklı anlamları
oldu. Geçmişte ve günümüzde ölümden sonra neler yaşandığı konusunda
birbirinden farklı yorumlar yapılıyor. Kimilerine göre bu bir
kurtuluştu ve ölen kişi son yolculuğuna coşku ile uğurlanmalıydı.

Tek tanrılı dinlerde ise ölüm sadece maddi dünyanın sonuydu. Bedenden
ayrılan ruhun tanrıya ulaşana kadar geçireceği bir serüven vardı.
¤¤¤¤ryalist görüşe göre ise ölüm, enerjinin bitişiyle gelen mutlak bir
sondu. Ancak nasıl düşünülürse düşünülsün, öbür dünyayla ilgili en
küçük bir işaret bile insanların heyecanlanmasına yetiyor. Geçirdikleri
rahatsızlıklar, ameliyatlar ya da kazalar sırasında klinik olarak bir
süre ölü kabul edilenlerin tıbbi müdahalelerle yaşama döndürüldükleri
kısa süre içinde yaşadıkları parapskilojide “ölüme yakın deneyimler”
olarak adlandırılıyor.

ARTIK KALBİ DURMUŞTU

Ölüme teğet geçenlerin anlattıkları ise her zaman ilgi ve merak konusu
oluyor. Bu deneyimi yaşayanların anlatımlarında ortak özellik beyaz bir
ışık görmeleri ve daha önce yaşamadıkları bir rahatlama duygusu
hissetmeleri. Parapsikologlara göre bu kısa süre içinde insanlar öteki
dünya ile karşılaşıyor ve ölümü tecrübe ediyorlar. Denizlili 22
yaşındaki Halil Karaca’nın yaşadıkları da, “ölüme yakın deneyim”lerden
biri… Denizli’nin Karşıyaka Mahallesi’nde yaşayan işçi Halil Karaca, 5
Nisan günü evinin önünde hiç tanımadığı dört kişinin bıçaklı
saldırısına uğradı. Sırtından ve kalbinden aldığı bıçak darbeleriyle
ağır yaralanan Karaca, hastaneye kaldırıldı. Hastaneye gittiklerinde
Karaca’nın kalbi durmuştu. Doktorların müdahalesiyle kalbi yeniden
atmaya başladı. Bu hayata ilk dönüşüydü. Karaca’nın kalbiameliyat
sırasında da dört kez daha durdu. Her seferinde müdahalelerle, yaşama
yeniden tutundu. Karaca’nın tedavisi hala devam ediyor. Beş kez kalbi
duran ve buna karşın hayatta kalabilen Karaca’nın anlattıkları hayli
ilginç:

KAR YAĞMIŞ BİR ÇÖL

“Yaşadıklarıma bin anlam veremiyorum. O gün evimin önünde bekliyordum.
Tanımadığım dört kişi yanıma geldi. Ne olduğunu bile anlamadan beni
sırtımdan bıçakladılar. Ben önce farkedemedim. Elime kan gelince beni
bıçaklayanlara döndüm o zaman kalbime bıçak darbesi gelmiş, akciğerim
de zarar görmüş. Doktorların anlattığına göre, bıçak darbeleri çok
riskli olan kalp bölgesine geldiği için kurtulma şansım yüzde bir
ikiymiş. Dört saat süren ameliyatım boyunca da zaten beş kere kalbim
durmuş doktorlar beni hayata döndürmüş. Halil Karaca o anı şöyle dile
getiriyor:

Ameliyattayken, çölde yalnız başına yürüyormuşum gibi hissettim. Ucu
bucağı gözükmeyen bir yer. Sonu yok, başlangıcı yok. Bir bilinmezliğin
tam ortasındayım. Sanki çöle kar yağmış gibiydi. Bembeyaz bir yerde
yolculuk yaptım ve hiç kimse yoktu. Bir cisim görmek istedim bir ses
duymak istedim hiçbir şey göremeden duyamadan bilinmezliğin içinde
kaldım. Zaten bir şey düşünemiyorsunuz.

Tam bir şeyler düşünecektim acı hissettim. Sonra ince bir ses ‘hayata
döndü, kalbi çalıştı’ dedi. Ameliyathanedeki sesleri duymaya başladım.
Sonra gözümü açtım bir sürü ışığın altındayım, etrafımda koşuşan
birileri var. Kimi bana ilaç veriyor, kimide benim için bir şeyler
taşıyordu. Sonra yine kendimi kaybetmişim. Gözümü yoğun bakımda açtım.
Doktorlar bana ‘kurtuldun’ dediler

_________________



BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylasim11.yetkin-forum.com
 
Ölüme teğet geçenlerin anlattıkları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
wWw.pAyLaŞıM11.cOm :: Kültür ve Sanat Dünyası :: Metafizik - Bilimkurgu - Mitoloji-
Buraya geçin: